2018 yılında hayata geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik itirazlarında haklı çıktıklarını dile getiren Arıkan, tüm yetkilerin tek merkezde toplandığı ve Meclis’in denetleme gücünün azaldığı bu modelin sürdürülemeyeceğini vurguladı.
Sistem Reformu İçin Temel Talepler
Devletin gücünün tek bir kişiye bağlı olmaması gerektiğini savunan Arıkan, “Güçlü devlet, güçlü tek adam demek değildir” ifadelerini kullanarak bağımsız kurumların ve hukukun önemine dikkat çekti. Cumhur İttifakı kanadından gelen eleştirilere de değinen Arıkan, yüzeysel düzenlemelerin çözüm olmayacağını belirtti.
Mevcut durumu sert bir dille eleştiren Arıkan, “Araba duvara çarpmış, siz koltuk kılıflarını yenileyelim diyorsunuz. Sistemin asıl problemi Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemidir” dedi. Cumhurbaşkanının aynı zamanda parti lideri olmasının devlet ile siyaset arasındaki farkı yok ettiğini söyleyerek, kapsamlı bir reform çağrısında bulundu.
Müzakere Masası İçin Üç Temel Koşul
Saadet Partisi’nin yeni bir sistem için görüşmelere açık olduğunu ifade eden Arıkan, şu üç şartı sıraladı:
- Partili Cumhurbaşkanlığı uygulamasına son verilmesi ve Cumhurbaşkanının tarafsız olması,
- Kuvvetler ayrılığının güçlendirilerek Meclis’e gerçek yasama ve denetim yetkisi verilmesi,
- Yargı bağımsızlığının uygulamada güvence altına alınması.
Arıkan, “Biz, duvara toslayan bu sistemi değiştirecek her adımı müzakere etmeye hazırız” açıklamasını yaparken, yönetimlerin kişilere özel olmaması gerektiğini “Bugün Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’dır, yarın başka biri olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ve millet kalacaktır” sözleriyle aktardı.
Ekonomideki Karamsar Tablo ve Faiz Giderleri
Ekonomi politikalarını “AK Parti’nin ekonomi üçgeni” şeklinde tanımlayan Arıkan; bu yapının köşelerinde enflasyon, faiz ve verginin, merkezinde ise vatandaşın bulunduğunu söyledi. Arıkan, “Enflasyon vatandaşın cebini eritiyor, faiz üreticinin belini büküyor, vergi de geriye kalanını alıp götürüyor” dedi.
2026 yılı enflasyon tahmininin yüzde 12’den yüzde 28’e çıkarılmasını eleştiren Arıkan, hükümetin asıl hedefinin hayat pahalılığını düşürmek değil, sadece algı yönetmek olduğunu iddia etti. Bütçedeki faiz yüküne de değinerek; 2026’da 2,7 trilyon lira, 2027’de 3 trilyon lira ve 2028’de 3,3 trilyon liralık faiz ödemesi öngörüldüğünü belirtti. Arıkan, Ankara’da haklarını arayan madencilerin 36 milyon liralık talebinin bu devasa faiz ödemeleri yanında çok küçük kaldığını hatırlattı.

