Resmi Gazete aracılığıyla kamuoyuna duyurulan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda, dizel yakıttan tahsil edilen özel tüketim vergisi (ÖTV) yılın sonuna dek aşamalı olarak artırılacak. Bu yeni düzenlemeyle birlikte motorin ürünü, fiyat dalgalanmalarını sınırlayan eşel mobil sisteminin dışına çıkarıldı.
Aylara Göre Değişecek Vergi Tutarları
Hayata geçirilen yeni takvime göre, ağustos ayının geri kalan günlerinde motorin için herhangi bir ÖTV alınmayacak. Ancak eylül ayı itibarıyla litre başına 3 lira olarak uygulanmaya başlayacak vergi tutarı, her ay 3 liralık ilavelerle yükselişini sürdürecek.
Belirlenen plana göre dizel yakıtın ÖTV’si ekim ayında 6 lira, kasım döneminde 9 lira ve aralıkta ise 12 lira seviyesine ulaşacak. 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren ise bu rakamın 13,9006 liraya yükseltilmesi hedefleniyor.
Motorin Eşel Mobil Sisteminden Ayrıldı
Vergi miktarlarının yeniden yapılandırılması neticesinde motorin, artık eşel mobil mekanizması içerisinde yer almayacak. Öte yandan, benzin ve LPG ürünleri için halihazırda yürürlükte olan uygulamada şu an için bir değişikliğe gidilmedi.
Benzin ve otogazda yurt içi rafineri maliyetlerinin artması durumunda, 30 Eylül tarihine kadar meydana gelecek artışın yüzde 25’lik kısmı ÖTV alacağından feragat edilerek karşılanmaya devam edecek. Eğer rafineri çıkış fiyatlarında bir düşüş görülürse, indirim miktarı kadar ÖTV artışı gerçekleştirilecek.
Mevcut işleyişin 1 Ekim tarihinde tamamen sonlanması ve bu andan itibaren benzin ile LPG fiyatlarının tamamen serbest piyasa dinamiklerine göre belirlenmesi bekleniyor.
Yeni Düzenlemenin Ekonomik Hedefleri
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgilere göre, bu hamlenin temel gayelerinden biri küresel piyasalardaki hareketlilik sebebiyle artan yakıt maliyetlerinin vatandaşlar üzerindeki baskısını hafifletmek.
Dizel yakıt fiyatlarındaki yükselişin bilhassa gıda, sanayi ve nakliye gibi kritik sektörlerde maliyet yükünü artırabileceği öngörülürken, bu yeni modelle söz konusu etkinin daha dengeli yönetilmesi planlanıyor.
Kademeli geçiş yöntemiyle hem reel sektörün üzerindeki maliyet baskısının düşürülmesi hem de enflasyonla topyekun mücadele sürecine katkı sağlanması amaçlanıyor. Motorinin geniş bir ekonomik yelpazede temel bir girdi olması nedeniyle, fiyat değişimlerinin genel fiyatlama davranışları üzerindeki etkisinin minimize edilmesi umuluyor.
Karar alınırken aynı zamanda bütçe disiplini, kamu maliyesinin dengesi ve ekonomik rekabet gücü gibi unsurlar da göz önünde bulunduruldu. Bu sayede motorin fiyatlarındaki keskin oynamaların enflasyon beklentilerini bozmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

