HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, sendikal perspektifle iş sağlığı ve güvenliğini geliştirmeyi hedefleyen yeni bir projenin tanıtım toplantısında gündeme dair kritik açıklamalarda bulundu.
HAK-İŞ tarafından başlatılan “Sendikal Bakış Açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kapasitesinin ve Kültürünün Yaygınlaştırılması ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında düzenlenen etkinliğe katılan Arslan, projenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İşçi Ceza Paraları Fonu tarafından desteklendiğini kaydetti. Arslan, bu fonun yönetim ve temsil süreçlerinde çeşitli adaletsizlikler yaşandığını dile getirdi.
İşçi Ceza Paraları Fonu’nda Temsil Sorunu
Fonun karar mekanizmasında işverenlerin yer almasına tepki gösteren Arslan, sadece tek bir konfederasyonun söz sahibi olmasını eleştirdi. Yönetmeliğin kanunla uyumlu hale getirilmesini isteyen Arslan, şu ifadeleri kullandı: “Ortada bir sorun var. Bu sorunun adaletli, hakkaniyetli bir şekilde çözülmesini istiyoruz. Bu gerçekten vicdana da hukuka da yasanın özüne de aykırı. Bunun bir an evvel yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Yönetmeliğin kanuna uygun hale getirilmesi gerek. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum.”
“İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın”
İş sağlığı ve güvenliği alanında mevzuattan ziyade bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Arslan, sendikalaşmanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“İnsan kaynağımız en kıymetli varlığımızdır. Şeyh Edebali’nin ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarının içini doldurmanız gerekiyor. O yüzden bir gün ateşin düştüğü yerin bizim ocağımız olacağını düşünerek bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Burada zihniyet sorununu, insana bakış sorununu çözmeliyiz. Bu konuda sendikalara büyük görev düşüyor. Sendikalaşma yoksa ölüm oranı artıyor. Sendikalaşma yoksa iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili düzenlemeler kağıt üzerinde kalıyor. Bütün sendikasız iş yerlerinde, bütün iş kollarında örgütlenmemiz gerekiyor. Toplu sözleşmelerimiz ile iş sağlığı ve güvenliği konusundaki komisyonları, komiteleri düzenlemeleri en iyi şekilde hayata geçirip, ölümlerin önüne geçmeliyiz.”
Asgari Ücret Tespit Komisyonu İçin Yeni Model
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısını demokratik bulmadıklarını ifade eden Mahmut Arslan, Almanya’daki gibi hükümetin sadece hakemlik yaptığı bir modelin uygulanması gerektiğini savundu. Arslan, mevcut yapının kamuoyu vicdanını yaraladığını belirterek şu çağrıda bulundu:
“Bir an evvel TÜRK-İŞ, DİSK ve HAK-İŞ, hükümet bir araya gelmeliyiz. Bu konuyu tartışıp bir çözüm bulmamız gerekiyor. Bu topal komisyon ile asgari ücretin belirlenmesi hem kamu vicdanını hem de işçilerin vicdan ve beklentilerini berhava edecek bir noktaya doğru gidiyor. Buradan tüm ilgililere çağrıda bulunuyorum; gelin bu Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndaki sorunu çözelim ve Türkiye’ye yakışan bir asgari ücreti belirleyelim.”
Vergi Reformu Talebi
Çalışanların maaşlarından kesilen yüksek vergi oranlarına da değinen Arslan, “Türkiye’nin gerçek anlamda bir vergi reformuna ihtiyacı var. Bizim vergi sistemini kökten değiştirmemiz gerekiyor. Her yıl daha fazla vergi ödeyen emekçilerin daha adil bir vergi sistemini talep etmesi kadar doğal bir şey olamaz.” açıklamasını yaptı. Toplantıya Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Hande Seray Tuncay ve çok sayıda davetli katıldı.

