Altın fiyatları yukarı yönlü hareketini sürdürürken, yatırımcılar bu değer kazancının arkasındaki sebepleri ve gelecekteki senaryoları merakla takip ediyor. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Develi, piyasalardaki bu hareketliliği değerlendirerek kritik bir tarihe, önümüzdeki cuma gününe dikkat çekti.
Altın Piyasasında Sert Yükselişin Nedenleri
Develi, Şubat ayından bu yana en keskin yükselişin yaşandığını belirterek gram altının 6519, onsun ise 4255 dolar seviyelerine ulaştığını ifade etti. Katıldığı televizyon yayınında bu artışın arka planını anlatan Prof. Dr. Abdulkadir Develi, şunları söyledi:
“Şubat ayından itibaren bakacak olursak en sert yükselişini gösterdi altın burada, işte gram altın 6519 civarında, ons tarafı ise 4255 dolar civarında. Peki, bu yükselişin sebebi ne? Tabii ki diplomatik ilerleme. Yani İran ve ABD arasındaki diplomatik ilerlemenin bu artışa neden olduğunu burada söyleyebiliriz. Burada aynı zamanda da ABD dolarındaki zayıflama diyelim biz buna. Çünkü bunlar hepsi savaşın seyrine bakıyordu.
Ve en temelinde de burada ne var? Enerji fiyatlarındaki düşüş durumu söz konusu. Yani 80 doların altına düştü petrol fiyatları. Enerji fiyatlarındaki düşüşle beraber burada enflasyonist baskının azalması, merkez bankalarının elinin rahatlaması aslında burada altını destekledi.
Küresel Siyaset ve Merkez Bankalarının Etkisi
Altının dünya genelindeki en büyük rakibinin faiz oranları olduğunu vurgulayan uzman isim, jeopolitik risklerin piyasa üzerindeki etkisine değindi. Dünya Altın Konseyi’nin 2026 yılı için öngörülerini de paylaşan Develi, süreci şöyle analiz etti:
Aslında altının buradaki en büyük rakibi faiz. Dünyada da bu şekilde. Savaş dolayısıyla yüksek seyreden bir enflasyon var. Savaştan dolayı da aynı zamanda yüksek seyreden bir faizler var küresel ölçekte. Özellikle Fed tarafına baktığımız zaman da. Ve bu da ne yaptı? Burada reel bir getiri var mevduatta ama diğer tarafta ise altında reel bir getirisi yok. Yüksek olduğundan dolayı da buraya bir yöneliş durumu söz konusu oldu ve bundan dolayı da altında bir gerileme yaşamıştık. Hatta burada zaman 4.000 doların altında ons tarafı gördü. Gramda da 6.000 doların altını görmüştü. Fakat gelinen noktada ise şu anda petrol fiyatlarının düşmesi, enflasyonist baskının azalması, piyasalarda şahin söylemlerin daha yumuşak olmasına, daha güvercinleşmesine yönelik algının oluşması diyelim biz buna. Buna bağlı olarak da ne yaptı? Tekrar altında bir toparlama durumu söz konusu oldu. Aslında savaş öncesi dönemi okuduğumuzda altında sert bir yükseliş olmuştu ve bunun nedenlerine baktığımızda aslında belirsizlik, ticaret savaşları ve merkez bankalarının Çin Merkez Bankası’nın özellikle ciddi anlamda ne yapması? Altın almasını görmüştük. Yani dünya altın konseyi de zaten bu yıl da 2026 yılı içinde merkez bankalarının altın almaya devam edeceğini bu noktada söylüyor. Aslında bu altını destekleyen parametreler geçerliliğini devam ettiriyor ama oysa ki burada bir savaş parantezi oluşmuştu. Para politikalarını etkileyen bir durum söz konusuydu burada. Bu durum ortadan kalktıktan sonra ki yani hani böyle bugün çok sert yükseliş geldi, bu devamı gelir mi, aslında bu tamamıyla diplomatik ilerlemeye bağlı. ABD ve İran arasındaki diplomatik ilerlemeye bağlı. Zaman zaman biliyorsunuz tansiyon düşüyor ama zaman zaman tansiyon yükseliyor ve buna bağlı olarak da piyasalar kendi yönünü burada bulmaya çalışıyor.
ABD Seçimleri ve Petrol Fiyatlarının Rolü
Ekonomideki genel dengelerin savaş ve diplomasi ekseninde şekillendiğini belirten Develi, ABD iç siyasetindeki gelişmelere ve enerji maliyetlerine dikkat çekti. Trump dönemi ve İran ile yapılan görüşmelerin önemini şu sözlerle açıkladı:
Önümüzdeki süreçte dediğim gibi bu yüksek petrol fiyatlarının getirmiş olduğu enflasyonist baskı dünya ekonomisini yormuş gibi duruyor. ABD de aynı şekilde. ABD her ne kadar burada bir direnç gösterse de savaşa karşı hane halkı 4 dolardan fazla petrol fiyatı ödediğinden dolayı ABD ekonomisine dair algısı değişebiliyor. Çünkü ABD’de hane halkının baktığı en önemli buradaki parametre petrol fiyatları. Petrol fiyatları artıyor ise işler yolunda değil deniliyor. Dolayısıyla burada 4 dolar gibi bir sınır durumu söz konusu ve Kasım’da da zaten Trump’ın seçimleri var. Yani bu noktada içeriyi de rahatlatması gerekiyor. Yüksek enflasyon, yüksek enerji maliyeti burada Trump‘ı da yoracak gibi. Ve bundan dolayı da aslında ekonomi bütünüyle savaş sürecinde burada ne yapmış oluyor? Bir nevi olsun baskılamış oluyor. Bu baskıyı şu an görüyoruz ve ilerleme kaydedildi. İran tarafında da bu şekilde Umman’la bir anlaşma yapıldı. Burada geçiş ücreti noktasında yani böyle bir savaşa bir mola verilmiş gibi duruluyor. Ateşkes burada işte diplomatik ilerlemenin getirmiş olduğu bir sükunet var ve bu sükunet kime yaradı şu anda? Altına yaradı. Altın da buradan yürümeye devam ediyor.
Cuma Gününe Dikkat: Tarım Dışı İstihdam Verisi
Haftanın son işlem gününde açıklanacak olan verilerin altın fiyatları üzerinde doğrudan belirleyici olacağını söyleyen Develi, Fed’in bu rakamlara göre pozisyon alacağını belirtti. Uzman isim, cuma günkü beklentisini şu cümlelerle noktaladı:
ABD’de tarım dışı istihdam verileri açıklanacak bu cuma günü. Bu da oldukça önemli. Çünkü ABD yani Fed şuna bakıyor… Tamam fiyat istikrarı önemli. Enflasyonla mücadele bu noktada önemli. Enflasyon odaklı bir para politikası var. Ama diğer taraftan da acaba reel ekonomide durum nedir diye baktığında burada baktığı en önemli veri tarım dışı istihdam. Eğer orada bir kayıp durumu söz konusu olur ise yani beklentinin altında bir tarım dışı istihdam durumu söz konusu olur ise altın buradan da güç bulacaktır. Ama beklentinin üzerinde bir tarım dışı istihdam durumu söz konusu olduğu zaman ise bu birazcık da altını ne yapacaktır? Baskılayacaktır. O yüzden tarım dışı istihdam verileri Fed’in duruşunu da etkileyeceğinden dolayı da altında da etki yapacaktır”

