Aydın genelinde ve Ankara siyaset kulislerinde yankı uyandıran tarihi ortak akıl toplantısının resmi kapanış bölümü, ezber bozan tarihi bir özeleştiriye sahne oldu.
Nazilli Belediyesi Meclis Salonu’nda tüm siyasi partilerin ve meslek odalarının katılımıyla gerçekleştirilen zirvenin son bölümünde ikinci kez söz alan AK Parti Nazilli İlçe Başkanı Ali Gürbüz, yerel basında ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandıran manifesto niteliğinde bir konuşma gerçekleştirdi. Sorumluluğu tamamen merkezi yönetimin üzerine yıkma anlayışını sert bir dille eleştiren Gürbüz, kentin kurumsal hafızasına ve lobicilik eksikliklerine yönelik çarpıcı uyarılarda bulundu.
“3-4 YIL ÖNCEKİ RAPORDAN BAŞKA SAHAYA SÜRDÜĞÜMÜZ DONEMİZ YOK”
Nazilli’nin sosyo-kültürel yapısında, ticari kapasitesinde ve ihracat hacminde hiçbir sıkıntı bulunmadığını aktaran İlçe Başkanı Ali Gürbüz, kentin geçmiş kalkınma planlarında yer almamasının faturasını geçmiş dönem yerel yönetim anlayışına kesti. Kentin veri üretme ve lobi yapma noktasında hantal kaldığını vurgulayan Gürbüz, şu sarsıcı özeleştiriyi yaptı:
“Nazilli’nin sosyo-kültürel, ticari ve ihracat yapısında hiçbir sıkıntı bulunmadığı aşikardır. Ancak 5 yıllık kalkınma planında yer almadığımız yönündeki eleştiriler benden önceki dönemlere aittir. Biz geçmişte ne yaptık? 3-4 yıl önce Ticaret Odamızın hazırladığı o rapordan başka sahaya sürülen hiçbir çalışmamız yok. Çuvaldızı evvela kendimize batırmamız gerekiyor; 3-4 yıl önce hazırlanan bir rapordan başka elimizde donemiz yoksa oturup kendimizi sorgulayacağız.”

“YUKARIDAN KURTARICI BEKLEYEMEYİZ, TALEBİ BİZ ZORLAYACAĞIZ”
Ankara nizamından pasif bir şekilde müjde bekleme döneminin kapandığını, hakkın ancak güçlü ve bilimsel bir kamuoyu baskısıyla alınabileceğini ifade eden Gürbüz, ortak çalışma iradesini şu sözlerle tamamladı: “Bize düşen yukarıdan bir kurtarıcı beklemek değil, kendi dosyamızı hazırlayıp aşağıdan yukarıya yasal bir baskı oluşturmaktır. Kimse bize Ankara’dan durup dururken ‘Hadi sizi il yapalım’ demeyecektir. Bir şeyi alacaksak hep birlikte, zorlayarak alacağız. ‘İktidar partisi isterse yapar, Sayın Devlet Bahçeli teklif ederse olur’ demek işin kolaycılığına kaçmaktır. Belediye, odalar ve tüm siyasi partiler olarak ortak çalışmak zorundayız. Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bahçeli nezdinde biz de iktidar partisi olarak bu mücadeleye resmi desteğimizi sunuyor, gövdemizi taşın altına koyuyoruz.”


